Şeytan hayvanları kandırabilir mi?

17
0
Paylaş

Değerli kardeşimiz,

Hayvanatta akıl yok. Fakat; his, sevk ve şevk duyguları, cüz’i bir cüz-i irade olduğundan, akıl noktasındaki muamelattan hariçtirler ve sorumlu değillerdir. Fakat fıtratın kanunlarından mesul ve sorumludurlar.

Mesela, bir hayvan aklı olmadığı halde mezkur his ve duygularıyla ateşe yaklaşmaz, düşmanından kendini korur, yüksekliğin hesabını yapar, hayatına lüzumlu levazımatı edinir, yavrularını terbiye eder, meskenini yapar ve özellikle de şefkat ve himaye noktasında çok hassastırlar, dikkatle davranırlar. Bu şefkat, himayet, hayat ve terbiye gibi fıtratın kanunları herkes için eşittir. Her mahluk için lüzumludur. Ve tamamının bunlardan hakkı ve hukuku vardır.

Ateşe düşen hayvanın yandığı gibi şefkat, himaye, hayat vs.. gibi kanunları ve ortak hakları inciten hayvan kim olursa olsun hatta hayvan bile dahi olsa çarpılır, ceza görür, muhasebesi tutulur. Bu gün bilim; nebatatta bile bazı hislerin bulunduğunu tespit etmiştir. Hayvanlarda ise ruh olduğundan onlara ait hisler ve zevklerle beraber, kendi çaplarında cüz-i bir cüz-i iradeleri olduğundan kendilerine de bir pay çıkarttıkları için hayatları meşakkatli oluyor. Ve amelleri halisen livechillah olmuyor. Yani nebat gibi değiller.

Cemadat ve nebatat hiç mesul değil, hayvanat özellikle vahşi olanları kendi çaplarında mesul, insanlar ve cinler ise tamamen mesul ve sorumludurlar.

Hadis-i şerifte;

“Boynuzsuz olan hayvan kıyamette boynuzlu olan hayvandan hakkını alır.” (Ahmed bin Hanbel, Müsned, II/235).

buyruluyor. Üstad Bediüzzaman ise mealen şöyle der:

“Canavarların ve vahşi hayvanların helal rızıkları ölü hayvanlardır. Sağ hayvanları parçalayıp rızık yapmak şeriat-ı fıtriyece haramdır. Yapsalar ceza görürler. Bir aslanın kendi öz evlatlarına olan şiddet-i şefkat ve himayeyi nazara almayarak, helal olan cenazeleri bırakıp, fıtri şeraitçe haram olan zavallı ceylanın yavrucuğunu parçalayıp, yavrularına rızık yaptığından, fıtratın şefkat ve himaye kanununu incitip kırdığından dolayı, bir avcının tuzağına düşüp öldürülmesi aynı adalettir. Bu ceza dünyada görülmezse; ukbada görülür. Gerçi cesetleri fena olur, fakat ruhları baki olduğundan, hayvanlara arasında dahi bir muhasebe ve adalet mekanizması işleyecektir.”(Lem’alar, Yirmi Sekizinci Lem’a)

Şeytan zorla yaptırım gücüne sahip midir?

Kur’an-ı Kerim’deki,

“Şeytanın hilesi çok zayıftır.” (Nisa, 4/76)

ayeti, şeytanın hile ve tuzaklarının zayıflığına dikkat çeker. Pek çok ayet de şeytanın bir yaptırım gücü (sultası) olmadığını bildirir. (Mesela, İbrahim suresi, 22, Hicr suresi, 42; Nahl suresi, 99; İsra suresi, 65; Sebe suresi, 21)

Bu durum, insanın sorumluluğu açısından son derece önemlidir. Eğer şeytan, böyle bir güce sahip olsaydı, o zaman insanlar, “Ya Rabbi, sen bize şeytanı musallat ettin. O da bizim irademizi elimizden aldı. Bize bu günahları zorla yaptırdı…” şeklinde Allah’ın huzurunda özür beyan ederlerdi. Halbuki, şeytanın yaptığı sadece vesvese vermekten, çirkinlikleri, günahları güzel göstermekten ibarettir. Bu da gösteriyor ki şeytan canlılar üzerinde yaptırım gücüne sahip değildir.

Kaynak: Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin 🙂

Paylaş

Bir yorum yaz