Peygamber Efendimize Vahiy Nasıl Geliyordu (Vahyin geliş şekli)?

Paylaş
Vahyin geliş şekli nasıldır.

Vahyin geliş şekli ; Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in Allah Teala ile konuşması ve Allah Teala’dan gelen emirler vahiy ile olmuştur. Vahiy de Arapça olarak Peygamberimize (s.a.s) gelmekteydi. Vahyin gelişi değişik şekillerde olmuştur.

Vahyin Geliş Şekilleri Nelerdir?

Vahyin geliş şekilleri hakkında Kur’ân-ı Kerîm’de açık bilgiler yoktur. Vahyin geliş şekilleriyle ilgili bilgileri Muhammed (s.a.s)’in hadislerinden ve sahabelerin şehadetlerinden öğreniyoruz.

Vahyin Geliş Şekli Nasıldır (İlk)?

Vahyin ilk şekli Rasûlûllah (s.a.s)’in uykuda iken gördüğü sadık rüyalardır. Bu rüyalarda “sadık rüya” (Rüya-yı Sadıka)* adı da verilmektedir. Peygamber (s.a.s)’in gördüğü bu rüyalar daha sonraları kendisine zahir olurdu. Hz. Aişe, “Peygamber, hiçbir rüya görmezdi ki, sabah aydınlığı gibi apaçık zuhur etmesin.”  (Buhari, Bedü’l-Vahy, 1; Müslim, İman 252) diyerek bu rüyalara ışık tutmaktadır.

Vahyin Geliş Şekli Nasıldır (İkinci)?

Rasûlüllah (s.a.s)’in uyanık halde iken vahiy gelmekteydi onun gönlüne vahyi ilka etmesidir. Vahyin bu şekli şu hadis-i şerifte bildirilmektedir:

“Ruhu’l-Kudüs kalbime, ‘Hiç bir nefis rızkını tüketmeden ölmeyecektir.’ diye üfledi. O halde Allah’tan korkun ve rızkınızı meşru yoldan arayınız.” (Münziri, et-Tergib ve’t-terhib, 4/12)

Ruhu’l-Kudüs, Cebrail’dir. Cebrail(as)’in göründüğü hakkında bir delil yoktur. Hadisten de, meleğin görünmeden vahyi ilka ettiği anlaşılmaktadır.

Vahyin Geliş Şekli Nasıldır (Üçüncü)?

Cebrail (as), bir delikanlı veya bir insan şekline bürünerek Peygamber (s.a.s)’e vahiy getirmiştir. Cebrail’in bu yolla ashabtan Dıhıye’nin suretine bürünerek vahiy getirdiğini bir çok sahabî nakletmektedir. Vahyin en kolay ve en meşakkatsiz şekli budur. (Neseî, İman, 6)

Vahyin Geliş Şekli Nasıldır (Dürdüncü)?

Meleğin görünmeden Peygamber (s.a.s)’e vahiy getirmesidir. Peygamberimiz çan sesine benzeyen bir ses duyardı. Vahyin en ağır şekli budur. Vahyin bu şekli tehdit ve vaad ihtiva eden âyetlere özgüdür. Bu şekildeki vahyi Rasûlüllah (s.a.s) şöyle anlatıyor:

“Bazan çıngırak sesine benzeyen bir sesle gelir. Böylesi bana en ağır olanıdır.”(Bu­hâ­rî, Bed’ü’l-Vahy, 1/2; Müs­lim, Fe­dâ­il, 87)

Böyle bir vahyin geliş anında Peygamber (s.a.s) titrer, terler ve rahatsız olurdu. İbn Abbas’tan rivayet edilen bir hadiste Rasûlüllah (s.a.s)’in âyetleri zabtetmekte zorluk çektiği, dudaklarını kımıldattığı zikredilmektedir. Cenab-ı Allah, Peygamberine

“Vahyi çabucak alması için dilini kıpırdatma, onu toplamak ve kıraatını sabit kılmak bize aittir. Öyle ise sana Kur’ân okununca sen onun kıraatına uy.” (Kıyame, 76/16-18)uyarısında bulunmuştur. Bu âyetin nâzil olmasından sonra Rasûlüllah (s.a.s) Cebrail (as)’i dinler, onun gidişinden sonra onun gibi okurdu.

Vahyin Geliş Şekli Nasıldır (Beşinci)?

Meleğin asli sûretinde görünerek Allah’ın emrini Peygamber (s.a.s)’e getirmesi ve okumasıdır. (Buhari, Kitabu’t-Tefsir, 53; Müslim, İman, 280-287)

Cebrail (as), bu şekliyle iki kez vahiy getirmiştir. Birincisi nübüvvetin başlangıcındâ olmuştur. Peygamber (s.a.s) baygınlık geçirmiştir. İkincisi ise Miraç olayının gerçekleşmesinde olmuştur. Bu olaya delil olarak,”Andolsun ki onu diğer bir defa da Sidretü’l-Münteha’nın yanında gördü.” (Necm, 53/12)âyeti zikredilebilir.

Vahyin Geliş Şekli Nasıldır (Altıncı)?

Rasûlüllah (s.a.s)’in uyanık halde iken Allah Teâlâ ile konuşmasıdır. Böyle bir konuşmada arada hiç bir vasıta yoktur. Namazın farz oluşu bu yolladır. (bk.Müslim, İman, 279) Vahyin bu yoluyla ilgili olarak aşağıdaki âyeti zikredilebilir:

“Allah Musa ya da hitab ile konuştu.” (Nisa, 4/164).

Vahyin Geliş Şekli Nasıldır (Yedinci)?

Cebrail’in Peygamber (s.a.s)’e uyku halinde iken vahiy getirmesidir. Kevser Sûresi’nin bu şekilde nâzil olduğu rivayet edilmiştir.

Vahy-i Metlüv- Vahyi Gayrı Metlüv (Okunan vahiy ve okunmayan vahiy)

Hz. Peygamber (s.a.s)’in yukarıda belirtilen vahiy şekillerinden almış bulunduğu vahiylerden ekserisi âyetler, bir kısmı ise kudsî hadisler ve hadis-i şeriflerdir. Necm sûresi 4. âyette:

“O, kendi arzusu ile söylemez, o (söylediği), kendisine vahyedilen bir vahiyden başka bir şey değildir.”buyurulmuştur. Mıkdam b. Ma’dî-Kerib’in rivâyetine göre Hz. Peygamber (s.a.s) de:

“Bana Kur’ân ve onunla beraber O’nun gibisi verildi. Şunu iyi biliniz ki, Allah Rasûlü’nün haram kıldığı da Allah’ın haram kıldığı gibidir…” (el-Hadis ve’l Muhaddisûn,12; Kurtubî, Tefsîr, 75)

buyurmuştur. Bu âyet ve hadisi delil kabul eden bazı İslâm alimleri, Hz. Peygamber (s.a.s)’in hadisleri hakkında ictihad yapmasının caiz olmadığını ve sünnetin de Allah tarafından inzal olunmuş vahiy gibi düşünülmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Ancak mezhepler tarihi incelendiği zaman görülür ki, Hz. Peygamber (s.a.s) kendisine sorulan sorularâ vahy ile, yoksa kendi re’yi ile ictihâd ederek fetva verirdi. İctihadında hata olursa Allah onun hatasını vahy yoluyla düzeltirdi. Nitekim Bedir savaşında ele geçirilen esirler hakkındaki Peygamber ictihâdı, Enfâl sûresi 67, 70 âyetleri ile tashih edilmiştir. Bu da gösteriyor ki Peygamber (s.a.s)’in ictihadı hatalı olabilir (bk. Muhammed Ebu Zehra, Mezhepler Tarihi, 21). Kudsî hadisler ve hadis-i şerifler vahy ve ilham yoluyla Peygamber (s.a.s)’in söylediği sözler ve şeriatın ikinci kaynağı ise de, âyetler derecesinde değildirler.

Kur’ân, hadisi kudsî ve hadisin tarif ve vasıfları, okunan vahy ile okunmayan vahyin ne olduğunu ortaya koymaktadır: Kur’ân, Cebrail (a.s) vasıtasıyla Arapça lafız ve hak manalar da Hz. Peygamber (s.a.s)’e vahy edilen, O’nun Allah’ın Rasûlü olduğuna delil ve insanların hidayeti ile doğru yolu bulmaları için bir düstur, okunması ile ibadet edilerek Allah’a yakınlık kazanılan, mushaflarda yazılı, Fatiha sûresi ile başlayıp Nâs sûresi ile sona ermiş, tevatür yoluyla kitap olarak bize kadar intikal etmiş ve Allah’ın koruması ile en ufak bir değişikliğe uğratılmaksızın nesilden nesile okunarak intikal edecek, beşerin bir benzerini meydana getirmekten aciz bulunduğu ilâhî kelamdır.

Kaynak :Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin.

Bazı Merak Edilen Sorular:

VAHY-İ GAYR-İ METLUV NEDİR? HADİSLERDE VAHİY MİDİR?

MEAL OKUYARAK HATİM OLUR MU?

KUR’AN’I KERİMİ MEALİNDEN OKUMAK GÜNAH MI?

KUR’AN-I KERİM’İN TAHRİFTEN UZAK KALMASINI İZAH EDER MİSİNİZ?

HATİM DUASI NASIL YAPILIR?

Paylaş

Bir yorum yaz