İnsan kendi kaderini kendisi mi çiziyor?Bir insanın kaderi değişebilir mi?

Paylaş

Değerli Kardeşim:

Kaderin kelimesinin anlamı: Allah’ın, olmuş ve olacak her şeyi bilmesi demektir.Kader, insan iradesini yok saymıyor. Bilmek ayrı yapmak ayrıdır. Bilen Allah’tır, yapan kuldur.

Bizim kaderimiz geçmişte yazılıdır. Buradaki ince nokta, Allah öyle yazdığı için yapmıyoruz;biz yapacağımız için Allah biliyor.Zaten Allah’ın geleceği bilmemesi düşünülemez.

Peygamberimiz (asm) İstanbul’un fethini ve komutanını yüz yıllar önce müjdelemiş ve haber vermiştir.Zamanı gelince de dediği gibi çıkmış. Şimdi, “İstanbul Peygamberimiz (asm) dediği için mi fethedildi, yoksa fethedileceğini bildiği için mi söyledi?” O zaman Fatih Sultan yatsaydı, çalışmasaydı, ordular hazırlatıp savaşmasaydı yine olacak mıydı? Demek ki Allah Fatih’in çalışıp İstanbul’u fethedeceğini biliyordu ve bunu elçisi Hz. Peygambere (asm) bildirdi.

Demek ki Allah geçmişte kaderimizi yazdığı için biz yapmıyoruz, bizim yapacağımız şeyleri bilerek Allah yazıyor. İşte buna kader diyoruz.

Kader iki kısma ayrılır; insan iradesiyle ilgili olmayanlar ve insan iradesiyle ilgisi olanlar. Mesela, insanın göz rengi, cinsiyeti vs. birinci kısma girer ve hiç bir kimse bunlardan sorumlu değildir.
Diğeri ise bu dünyada imtihan için gönderildiğimizden dolayı bizler ne istiyorsak Cenab-ı Hak ona göre bazı şeyleri halk ediyor, yaratıyor.Mesela, ezan okununca nefsini gemlemiş olan birisi camiye gider.Diğeri, nefsinin peşinden giden ise meyhaneye doğru gitmektedir. İşte bunu isteyen insanlardır, yaratan ise Rabbimiz Halıkımızdır.

Allah, insanın önüne seçenekler koymuştur.İnsan kendi iradesini kullanarak, hangi yolu tercih ederse, Allah onu yaratır. Dolayısıyla sorumlu olan insanın kendisidir.Mesela:Bir apartmanın üst katının nimetlerle, bodrum katının ise işkence aletleriyle dolu olduğunu ve bir kişinin bu apartmanın asansörü içerisinde bulunduğunu farz edelim.Kendisine, apartmanın bu durumu daha önce anlatılmış bulunan bu kişi, üst katın düğmesine bastığında nimetlere kavuşacak, alt katın düğmesine bastığında ise azaba uğrayacaktır.Burada iradenin yaptığı tek şey, sadece hangi düğmeye basılacağına karar vermesi ve teşebbüse geçmesidir.Asansör ise, o kişinin gücü ve iradesiyle değil, belirli fizik ve mekanik kanunlarla hareket etmektedir. Yani, insan üst kata kendi gücüyle çıkmadığı gibi, alt kata da kendi gücüyle inmemektedir. Bununla beraber asansörün nereye gideceğinin belirlenmesi, içindeki kişinin iradesine bırakılmıştır.

Ayrıca Allah’ın her şeyi ezeli ilmiyle bilmesi, onu yapan kimseyi sorumluluktan kurtarmaz.Çünkü bimek ile yapmak farklı şeylerdir.Bir suçluyu bilen ve gören değil, o suçu işleyenin kendisi sorumludur.

Selametle…
Kaynak : Sorularla İslamiyet

Ayrıca bu videomuzu izleyebilirsiniz 🙂

Paylaş

Bir yorum yaz