Hadisler Birçok Raviden Geçtiğine Göre Hadislere Nasıl Güvenelim?

Paylaş
Hadisler

İnsanlık tarihinin hiçbir devrinde, hadisler için kullanılan “ananeli/senetli” haber sistemi kullanılmamıştır. Bu sistemdeki haberlere inanmayanın başka hiçbir tarih bilgisine inanmaması gerekir. 

Bu senet zinciri içerisinde yer alan ravilerin kısa hayatları, doğumları, ölümleri, kimden hadis rivayet ettikleri, otorite kabul edilen alimlerin haklarındaki kanaatlerini yazan önemli RİCAL kaynakları vardır. Bu kaynaklar şu anda basılmış ve ortadadır. Böyle özel bir gayretle sırf hadislerin sıhhat veya zaaf yönlerini ortaya koymak için gecesini gündüzüne katan takva sahibi büyük İslam alimlerinin bu çalışmalarına güvenmeyen kimse, başka hangi ilim kaynağına inanabilir ki?

Her bir ravi sadece bir hadis rivayet etmemiş ki, ravilerin sayısının çokluğundan şikâyet edilsin ve bunların hayatlarının tespitinin zorluğundan söz edilsin… Bir tek ravi bazen onlarca hadisin senedinde yer almaktadır. Örneğin; Hz. Ebu Hureyre, Hz. Aişe, Hz. İbn Mesud, Hz. İbn Ömer, Hz. İbn Amr b. As, Hz. Enes, Hz. İbn Abbas gibi sahabelerden yüzlerce, binlerce hadis rivayet edildiği gibi, tabiin ve tebe-i tabiinden de yüzlerce hadis rivayet eden alimler vardır.

Her asırda belli bazı kimseler çok büyük alim, çok dürüst, yalana asla tenezzül etmeyen, Allah’tan çok korkan kişiler olarak tanınırlar. Ve toplumun bu kabulü yüzde yüze yakın bir oranda isabetli olur. Mesela: Dört Mezhep imamları, Abdulkadir Geylanî, Şah-ı Nakşibend gibi zatlar hem kendi asırlarında hem de daha sonraki asırlarda çok büyük, salih, takvalı kimseler olarak bilinmiş ve bu kanaati yanlış çıkaran hiçbir vukuatları da olmamıştır. Keza, İmam Gazali, İmam Rabbani, Bediüzzaman Said Nursi ve benzeri büyük insanların, bilerek Hz. Peygamber (asm)’e iftira edebileceklerine ihtimal vermek aklıselimin kabul etmeyeceği bir husustur. 

Acaba, hayatlarının şahadetiyle Allah’tan çok korkan, çok ibadet eden, bunun yanında Hz. Peygamber (asm)’in sözlerinin sarrafı olmuş hadis âlimlerinin, bilerek Allah Elçisine iftira etmeleri veya kötü olduklarını bildikleri halde bazı ravilere torpil geçmeleri, iyi olduklarını söylemeleri mümkün mü?

Hadis kaynaklarında en meşhur olan hadislerin başında,

“Kim bilerek bana yalandan bir söz isnat ederse, cehennemdeki yerine hazırlansın.” (Buhârî, Enbiya, 50; Müslim, Zühd, 72)

manasındaki hadis-i şerif gelir. Acaba bu hadisi her an karşılarında bulan takva sahibi alimlerin, bilerek buna aykırı davranmaları mümkün mü?

Kur’an’da Hz. Peygamber (asm)’e Kur’an’ın metnini tebliğ etme görevi yanında onun manasını açıklama görevi de belirtilmiştir.

“Resulüm! Sana bu Zikri/Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın. Umulur ki düşünüp anlarlar.” (Nahl, 16/44),

“Resulüm! Sana bu kitabı indirmemiz, sırf onların, hakkında ihtilaf ettikleri gerçekleri açıklaman ve sırf iman edecek kimselere hidayet ve rahmet olması içindir.” (Nahl, 16/64)

mealindeki ayetlerde bu husus açıkça vurgulanmıştır. 

Buna göre, Hz. peygamber (asm)’in Kur’an’ı tebliğ görevi yanında -ilgili ayetleri açıkça zikrederek veya zikretmeyip gereken hususları- açıklamak gibi zorunlu bir tebyin/açıklama görevi de vardır. 

İşte Hz. Peygamberin ister fiili, ister kavli, ister takriri olsun yaptığı açıklamalar sünnet literatürünü; sünnet ise hadis literatürünü meydana getirmiştir. Bu literatürde yer alan kişilerin muteber olup olmadıkları için hayatları didik didik edilmiştir. Ravinin hıfzında veya adaletinde en ufak bir leke gördükleri takdirde ilmi şöhretine aldırmadan cerh etmişlerdir. 

Ümmetin en akıllı, en zeki, en bilgili, en takvalı, en ibadetçi, en dürüst olmakla şöhret bulmuş binlerce İslam aliminin kabul ettiği bir hakikati kabul etmemenin izah edilecek hiçbir tarafı yoktur. Nefsimizin evhamlarına saplanıp güneş gibi ortada olan sahih hadislerin varlığını inkâr etmek yerden göğe kadar bir haksızlıktır. 

Şunu unutmayalım ki, bilerek Hz. Peygamber (asm)’in söylemediği bir sözü ona isnat etmek ne kadar çirkin ise, onun söylediği bir sözü de -doğru bulmayarak- onu inkâr etmek de o kadar çirkindir.

Kaynak: Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin.

Hadisler Hakkında En Çok Merak Edilen Sorular:

İFTAR NEDİR? İFTAR İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER NELERDİR?

BAL ŞİFALI MIDIR? KURAN VE HADİSLER BU KONUDA NE DİYOR?

HADİS-İ KUDSİ İLE AYETLER VE DİĞER HADİSLER ARASINDA NE FARK VARDIR?

HADİSLERE BAKMAMIZIN ŞART OLDUĞUNU İSPAT EDİCİ AYETLERİ YAZAR MISINIZ?

BUHARİ VE MÜSLİM HADİSLER SAHİH HADİS OLARAK KABUL EDİLİYOR, BUNUN DELİLİ NEDİR?

Paylaş

Bir yorum yaz