Değerli kardeşimiz,

“Dinde ‘bence’ var mıdır?” sorusu, önümüzde önemli bir soru olarak durmaktadır. Din, menşeinde semavidir, ayetlere ve hadislere dayanır. Ama ayet ve hadisler sınırlı, olaylar âdeta sınırsız olduğu cihetle, ta Hz. Peygamber devrinden beri nass’ların yorumuna ihtiyaç duyulmuştur. Müslümanların icma ve ittifak ettikleri meseleler olduğu gibi, kıyas ve içtihadı gerektiren meseleler de olmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken durum, dine ait meselelerde işin ehli olan âlim kimselerin icma ve içtihadlarının bir önem taşımasıdır.

Dini konularda hüküm verecek kimseler,  dini iyi bilen uzman kimseler olmalıdır. İmam-ı Azam, İmam-ı Şafii gibi müçtehid imamlar “bana göre böyledir, ben böyle anlıyorum” diyebilirler ve demeye de hakları vardır. Ama doğru dürüst Kur’anı bile okuyamayan, hadisleri bilmeyen birinin “bana göre şu dini meselede hüküm şöyle olmalıdır” deme hakkı yoktur ve olmamalıdır.

Nasreddin Hocayla ilgili şöyle bir fıkra anlatılır: Hoca, leyleğin gaga ve bacaklarını çok uzun görünce eline makası alıp hem gaga, hem de bacaklarından kesmiş ve ardından da demiş: “İşte, şimdi kuşa benzedin.”Bazıları, bu fıkrada anlatıldığı tarzda dini kuşa çevirmenin telaşı içindeler. Kendi algı dünyalarında meydana gelen dini esas kabul edip, dini ona göre şekillendirmeye çalışıyorlar. Bazıları ise, İslam Dinini bozarak Müslümanları perişan etmek isteyen yabancı güçlerin elinde bir kukla gibi hareket ediyorlar!

Hülasa: Dini kendinize göre yorumluyorsunuz diyenler aslında dini kendi kafa yapılarına göre yaşıyorlar

Selam ve dua ile… 

Kaynak: Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin 🙂

Paylaş

Bir yorum yaz