Devlet kanunları şeriata (İslamî hükümlere) aykırı ise bunlara uymak gerekir mi?

46
0
Paylaş

Değerli kardeşimiz,

İslâm âleminin bir çok ülkelerinde uygulanan ceza kanunları yasalaştırılırken her ülkenin millet meclisinde tabii ki İslâmî usul ve kurallara başvurulmaz ve İslâm hukuku da onlar için ölçü değildir. Daha ziyade onlar güçlü ülkelerde uygulanan kanunları ölçü alıyor. Bununla beraber, katil, zina, hırsızlık ve masum bir kimseye zina suçunu isnat etmek suretiyle iftira ve içki içmek gibi İslâm’da müeyyideleri belirtilmiş olan suçlar ile, dinen suç olmayan fakat kanunen suç sayılan şeyler hariç, diğer suçlar için verilen ceza ile söz konusu olan İslâm devletlerinde ve diğer Müslüman olmayan devletlerde verilen ceza arasında tezat yoktur. Yani birbirine tevafuk edebilir. Çünkü İslâm’da müeyyideleri belirtilmemiş suçlar için verilecek cezanın cins ve miktarının takdiri, zamanın alim ve müctehidlerine bırakılmıştır. Bu cezalar hapis olabilir. Zira İslâm’da müeyyideleri belirtilmemiş suçların cezası tazirdir. Tazirin de çeşitleri vardır, ağırı vardır, hafifi vardır (İbni Abidin, IV / 308).

Yalnız İslâm dininin suç olarak kabul ettiği birçok şey var ki, dünyanın bir çok ülkesinde bugünki kanunlara göre suç değildir: Meyhane ve genelevi açmak ve çalıştırmak gibi. Bugün bir çok ülkede hükmü geçerli olan kanunların suç olarak kabul ettiği birçok şey, İslâm’a göre suç değildir.

Genel olarak devletin kanunlarınca yasak olmayan bir şeyi yapmak dinen caiz değilse bunları yapmak haramdır. Kanunen yasak olan bir fiil dinen caiz olsa bile devlet kanunları bunu yasakladığı için onlara tabi olmak gerekir.

(Halil GÜNENÇ, Günümüz Meselelerine Fetvalar, II / 248)

Kaynak: Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin 🙂

Paylaş

Bir yorum yaz