Buda’nın Peygamber Efendimizi bin yıl önceden müjdelediği doğru mudur?

17
0
Paylaş

Değerli kardeşimiz,

“Bu Kur’ân’a, elbette öncekilerin kitaplarında da işaret edilmişti.” (Şuara, 26/196),

“Bu, elbette önceki sahifelerde, İbrâhim ile Mûsâ’ya verilen sahifelerde de bildirilmiştir.” (Ala, 87/18-19)

mealindeki ayet ve benzerlerinde, eski kitap ve suhuflarda Kur’an’a ve Hz. Peygamber (asm)’e işaretlerin olduğu açıkça ifade edilmektedir:

Hind Mukaddes Metinlerindeki İşaretler:

Paru 8, Khand 8, Adhya 8 ve Shalok 5-8 gibi Hind mukaddes metinlerinde, Efendimiz (a.s.m)’den şöyle bahsedilmektedir:

“Arkadaşlarıyla birlikte bir mellacha (yabancı dil konuşan veya yabancı bir ülkenin mensubu) olan ruhi bir terbiyeci gelecek ve ismi Muhammed olacaktır. Onun gelişinden sonra raja, pencap ve ganj nehirlerinde yıkanır… Ona der ey sen! Beşeriyetin iftiharı, Arap ülkesinin sakini, şeytanı öldürmek için büyük bir güç topladın.” (bk. Prof. Dr. Muhammed Hamidullah, Kur’an-ı Kerim Tefsiri)

Buda (Gautama Buddha) kendisinin ölümünden sonra dünyayı şereflendirecek olan bir yüce kişiden bahseder. Palice lisanında adı “Matteya”, Sanskritçede “Maitreya”, Burmacada ise “Armidia” olarak geçen bu kişi müşfik ve iyi kalpli olup, insanları doğru yola çağıracaktır.

Budanın çok önceden vermiş olduğu bu haberde geçen isimlerin manası da “rahmet” demektir. Bilindiği gibi peygamberimiz için, Kur’an’da Enbiya Suresi’nin 107. Ayetinde, “Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.” buyurulmaktadır.

Bu yazmalardan birinde, şu ifade geçer:

“Buda şöyle dedi: Ben dünyaya gelen ilk buda (yol gösterici) değilim, son da olmayacağım. Belli bir zamanda dünyaya bir başka kişi gelecektir. O da kutsi, aydınlanmış ve idarede fevkalade kabiliyetli olan biridir. O benim size öğretmiş olduğum aynı ebedi gerçekleri öğretecektir… Ananda sordu: O nasıl bilinecek? Buda cevapladı: O, Maitreya (rahmet) olarak bilinecek.”

Pali ve Sanskrit yazılı metinlerinde, ileride gelecek olan o yüce kişinin isimleri Maho, Maha ve Metta olarak geçer. Bu isimlerden ilk ikisi, “yüce aydınlatıcı” sonuncusu ise “inayetli” manasına gelir ki, bunlardan her ikisi de Peygamber Efendimiz (asm)’in sıfatlarıdır.

Zaten dikkat edilecek olursa, başka kutsi metinlerde geçen Efendimiz (asm)’in has ismini gösteren Mohamet veya Mahamet adının, Maha ve Moha kelimelerinden teşekkül ettiği açıkça görülecektir. [Bilgi için bk. Doğu Kutsal Metinlerinde Hz. Muhammed (Zerdüşt, Hindu, Budist), A. H. Vidyarthi; Çeviren: Kemal Karataş, İnsan Yayınları; İstanbul, 1997]

Bazı ilim adamlarına göre, Tin Suresinde Buda’ya da bir işaret vardır.

Tin suresindeki ilk ayetlerinde şu ifadeler geçer:

“Sina’ya, Hira’ya, zeytin’e ve incire and olsun.” Bu ayette dört mübarek yere işaret edilmiştir. Yerlerin en mübarek olanları Allah’ın vahyinin indiği yerlerdir.

Buna göre bu ayetlerde yer alan yerlerden Sina, Hz Musa’ya vahiy inen yer; Hira, Hz Muhammed’e vahiy inen yer; Zeytin ağacı/dağı, Hz. İsa’ya vahiy inen yerdir.
Bu durumda mübarek olan yerlerden incir ağacı ise Buda’ya vahyin indiği yerdir.

Çünkü, bu dört semavi dinden Budizm’in kurucusu olan Buda, genel kanaate göre bir peygamberdir ve bir incir ağacının altında iken ilk defa vahye mazhar olmuştur.

Selametle…

Kaynak: Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin 🙂

Paylaş

Bir yorum yaz