Arapça bilmeden Kuran’ın belagatini anlayamaz mıyız ? Arapça bilmeyen diğer milletler nasıl bu hakikati anlayacak ?

Paylaş

Değerli kardeşim,

– Kur’an’ın belagatını görmek için, Arapça edebiyatını, belagatını; bedi’, beyan ve meani gibi ilimlerini çok iyi bilmek gerekir. Bize düşen -kimya, fizik, astronomi, tıp konusunda uzman olan kimselere itimat ettiğimiz gibi, bu konuda da- Abdulkahir Cürcanî,  Sekkakî, Zemahşerî, Bakıllanî, Gazalî, M. Sadık Rafiî, Bediuzzaman Said Nursi gibi sayısız işin uzmanı olan kimselere itimat etmektir.

– Kur’an’ın semavî kimliğini belirleyen en önemli unsurlardan biri belagattır. Ancak uzmanlar Kur’an’ın sadece belagat yönünden değil, kırk yönden mucize olduğunu söylüyorlar. Kur’an’ı elinde bulunduran Hz. Muhammed (a.s.m)’in okuma yazması olmayan ümmî bir zat olması, Kur’an’da geçmiş kavimlerin hayatlarından söz etmesi, Rum suresinde olduğu gibi, İranlılara yenik düşen Bizanslıların birkaç yıl içerisinde onlara galip geleceğini bildiren ve zamanla tasdik edilen ayetlerin varlığı; Fetih suresinde -iki yıl önce- Mekke’nin fethedileceğine dair ayetlerin varlığı gibi geleceğe dair bilgiler ihtiva etmesi; son iki asırda meydana gelen fennî keşiflerin ortaya koyduğu kevnî/ontolojik, kozmik gerçeklere işaret eden ayetlerin varlığı; şimdiki medenî dünyanın hala ulaşamadığı evrensel ahlakî değerleri ders vermesi; koyduğu hükümlerinde adalet ölçüsünün en incesini göz önünde bulundurması, dünya ve ahiret mutluluğunun yol haritasını çizmesi, gerçek insanlığı öğreten prensiplere sahip olması gibi hususlar Kur’an’ın İlahî menşeli ve semavî kimliğini ortaya koymaktadır.

Kaynak: Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin 🙂

Paylaş

Bir yorum yaz