Allah’ı Bulmak ve Allah’ı Aramak, Ne Demektir?

43
0
Paylaş
Allah'ı Bulmak ve Allah'ı Aramak, Ne Demektir?

Allah’ı bulmak, her yerde ve her halukârda Allah’ın sonsuz ilim, kudret, hikmet ve rahmetin izlerini müşahede etmek anlamındadır. Bunun başka ismi marifetullah’tır.

 Allah’ı aramak: Allah’ın bütün sıfatlarını bilmek ve onların tecellilerini görmek için aynı anda aklını ve kalbini çalıştırmak anlamındadır. Bunun yolu, iman ve amel-i salihten geçer. Bunun da yolu, tahkiki iman ve hakiki takva dersini veren eserleri okumaktır.

Marifetullah’ın sahası sınırsız olduğu gibi, bu vadide atılan adımlar da hadsizdir. En basit bir müminden en büyük bir peygambere kadar varan dereceleri vardır.
 Allah’ı bulmak amacıyla yapılan yolculuk, hiçbir zaman bitmeyecek ve  “Buldum!..” diyen yarı yolda kalır. Evliyaların seyru süluklarındaki dereceler de bu yolculuk esnasında katedilen mertebelere göredir.

Bazıları için “vahdetu’l-vücvud” mertebesi en yüksek mertebe kabul edilir. İmam Rabbani, Bedüzzaman Said Nursi’ye göre ise bu mertebe en üstün değil, noksan bir mertebedir. Öyle ki en yüksek velayet mertebesinde bulunan sahabede bile bu, yoktur.

Önemli, bir nokta da şudur: Allah’ın isim ve sıfatlarının tecellilerini ilmen bilmek “marifetullah”daki terakki için yeterli değildir.

Onun bütün hissiyatına duyurması, bütün latifelerine sirayet ettirmesi, şuurlu vicdanına özümsetmesi, iliklerine kadar hazmedip sindirmesi gerekir.

Muhyiddin-i Arabi’nin Fahruddin-i Raziye: “Allah’ı bilmek, varlığını bilmenin gayrısıdır.” demesi bu sırrı ortaya çıkarıyor. Bediüzzaman Hazretlerinin bu konuda açıklamaları bize ışık tutmaktadır: Ve saniyen

Usul-üd Din imamları ve ülema-i ilm-i kelam’ın akaide dair ve vücud-u Vâcib-ül Vücud ve tevhid-i İlahîye dair beyanatları, Muhyiddin-i Arabî’nin nazarında kâfi gelmediği için, ilm-i kelâmın imamlarından Fahreddin-i Râzî’ye öyle demiş. Evet ilm-i kelâm vasıtasıyla kazanılan marifet-i İlahiye, marifet-i kâmile ve huzur-u tam vermiyor. Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan’ın tarzında olduğu vakit, aynı anda marifet-i tammeyi verir ve huzur-u etemmi kazandırır. İnşâallah Risale-i Nur’un bütün eczaları, o Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan’ın cadde-i nuranîsinde bir elektrik lâmbası hizmetini görüyorlar.  (bk. Mektubat, s. 330)
Kaynak : Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin.

Bazı Merak Edilen Sorular:

REİKİ, YOGA İNSANDAKİ BİYOENERJİ KULLANIMINA DAİR UYGULAMALARA İSLAM’IN BAKIŞI NASILDIR?

HAKEM OLAYI NEDİR, AÇIKLAR MISINIZ?

İSLAMİYETİ DAHA KOLAY YAŞAYABİLMEK İÇİN NE YAPMALIYIZ ?

KUR’AN-I KERİM’DE ALLAH(C.C) NEDEN BİZ DİYOR?

ALLAH’IN BİZDEN RAZI OLDUĞUNU NASIL ANLARIZ?

Paylaş

Bir yorum yaz