Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de neden yıldızlarla yemin etmektedir?

Paylaş

Değerli kardeşim,

Cenab-ı Hak bazen yıldızlara yemin ettiği gibi, bazen güneşe, aya ve bütün bir semaya yemin eder. Hatta bazen yerdeki nimetlerine de yemin eder; zeytine, incire ve Tur’a yemin bu türdendir. Bazen olur gündüze bazen de geceye yemin eder. Şüphesiz bu yeminlerin hepsinde onlarca sır ve onlarca hikmet gizlidir.

“Vennecmi iza heva” (Necm, 53/1) de kasem yıldıza yapılır. Bunu “O semaya doğru urûç eden veya kavsiyesini tamamlayıp geriye dönen yıldıza yemin olsun.” şeklinde anlamak mümkündür. Bu surede Efendimiz’in miracı anlatılması açısından açık bir muvâfakat olduğu söylenebilir. Durum böyle olunca da, üzerine yemin edilen yıldız, tevcihlerden biri itibariyle, bizzat Efendimiz’in kendisidir. Evet O, evvela halktan Hakk’a urûç etmiş, sonra da Hakk’tan halka dönmüştür.

Evet, Allah Rasulü’nün (sav), cennet ve Cenab-ı Hakk’ın O’na gösterdiği bütün güzellikler karşısında gözü kamaşmadan, mazhar olduğu nimetleri başkalarına da duyurmak için, yeniden bu kevn-u fesada dönmesi, elimizden tutup ötelere götürmek üzere aramıza gelmesi, “Vennecmi iza heva” hakikatı ile alakalı tevcihlerden biridir. Burada, bir yıldız diye Efendimiz’in (sav) mübarek şanına yeminin yapılması çok manidardır.

Evet, o yıldız bir mânâda Efendimiz’dir. O, temelde haiz bulunduğu fezâil ve mezâyânın yanında, miraçta mazhar olduğu nimetlerle bir başka Muhammed (sav) olarak geriye dönmesi, çok farklı bir nüzul ve beşer tarihinde eşi olmayan bir hadisedir. İşte O’nun haiz bulunduğu o fezâil ve miracla elde ettiği yeni mazhariyetler adına Allah O’na kasem ediyor. Evet, İsra suresinde Görür ve işitir.” deyip, kendisine ait sıfatları, “İnnehu Hüve’s-semiu’l-Basir” ifadesiyle -bazı tefsircilere göre- Hz. Muhammed’e (sav) isnat ettiği gibi, burada da o pâyeyi yine O’na veriyor “Vennecmi iza heva” diyor ve O’nun şanına yemin ediyor. (Şems, 91/1) de güneşe ve güneşle ortaya çıkan duhaya (kuşluğa) kasem ediliyor. (Duhâ, 93/2) de ise, mahalli istirahat olması itibariyle, geceye ve geceyi bastıran karanlığa; sonra da yeniden karanlığın yırtılıp, aydınlıkların çıkmasına, yani kâinattaki devr-i daimle gelen ilahi eltaf ve ihsanlara kasem ediliyor.

Kaynak: Sorularla İslamiyet

Ayrıca aklına takılan sorular veya merak ettiklerin için Sözler Köşkü YouTube kanalımıza göz atabilirsin 🙂

Paylaş

Bir yorum yaz